Forget Me Not” ile Klasikte Queer İzler: Berlin Pride Week’te Duygusal ve Tarihi Bir Konser

11 Temmuz 2025 MagazinStar

Forget Me Not” ile Klasikte Queer İzler: Berlin Pride Week’te Duygusal ve Tarihi Bir Konser

Berlin Pride Week kapsamında, klasik müziği queer perspektiften yeniden ele alan etkileyici bir konser dinleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. “Forget Me Not” adlı proje, sadece klasik müzik tutkunlarını değil, aynı zamanda LGBTQ+ tarihine ilgi duyan herkesi derinden etkilemeyi amaçlıyor.

22 Temmuz’da Charlottenburg Sarayı’nın görkemli Orangerie salonunda gerçekleşecek bu özel konser, “Pride In Concert” başlığı altında düzenleniyor. Gecenin sunuculuğunu, queer medya dünyasından tanınan editör Nina Süssmilch üstleniyor.

Görünmeyen Sesler: Queer Bestecilere Müzikal Bir Anma

“Forget Me Not” projesi, klasik müzik tarihinde yer edinmiş ama kimlikleri uzun süre yok sayılmış queer bestecileri görünür kılmayı hedefliyor. Projenin yaratıcıları, şan sanatçısı Tim Stolte ve eşi Daniel Philipp Witte, konser programını titizlikle oluşturdu. Toplam 10 queer bestecinin 18 eseri, anlatımlı bir lied akşamında seslendirilecek. Programda Leonard Bernstein, Benjamin Britten, Henriëtte Bosmans, Ethel Smyth ve Fryderyk Chopin gibi isimler yer alıyor.

Stolte, bu projeye nasıl başladığını şöyle anlatıyor:

“Yıllar önce Chopin’in eşcinsel olabileceğini anlatan bir radyo programı dinledim ve bu beni derinden sarstı. Onun gençlik aşkı Tytus Woyciechowski’ye olan duygularını nasıl bestelerine aktardığını keşfetmek, müziğe bakışımı tamamen değiştirdi.”

Bu kişisel keşif, Stolte’yi queer bestecilerin hayat hikâyelerini araştırmaya itti ve bugün izleyiciye hem tarihsel hem duygusal bir deneyim sunan bu konser fikri doğdu.

Klasik Müziğin Unutulmuş Hikâyeleri

Klasik müzik tarihinde queer kimliklerin izi sürmek her zaman kolay değil. Çünkü bu kimlikler ya açıkça ifade edilemedi ya da tarihsel olarak bastırıldı. Stolte bu konuda şunları söylüyor:

“Bazı besteciler, tıpkı Tchaikovsky’nin ‘Strashnaja minuta’sında olduğu gibi, kendi kimliklerini doğrudan eserlerine yansıttılar. Ama bazılarında bu izler daha belirsiz, çünkü yaşadıkları dönemde ‘queer’, ‘gay’ ya da ‘lezbiyen’ gibi kavramlar henüz yoktu ya da tabu sayılıyordu.”

Yine de, bu müzikal akşam queer yaşamların klasik müzikteki varlığını görünür kılıyor. Konser yalnızca hüzünlü ve melankolik duygular sunmakla kalmıyor, aynı zamanda umut, neşe ve mizahla da örülü.

Müzik, Direnişin ve Kimliğin Dili

“Forget Me Not”, klasik müziğe sadece estetik bir alan olarak değil, bir kimlik anlatısı olarak da yaklaşmanın mümkün olduğunu gösteriyor. Unutulmuş ya da bastırılmış queer hikâyeleri seslendiren bu konser, izleyiciyi yalnızca dinlemeye değil, düşünmeye de davet ediyor.

Berlin’de bu yaz, sadece gökkuşağı bayrakları değil, geçmişin görünmeyen notaları da sahnede dalgalanacak.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir